Şirketiniz sizi CEO yapar mı?

Bir şirket düşünün ki işe ilk girdiğiniz gün size “Nasıl CEO olunur?” rehberi veriyor. Rehberde adım adım şirkette basamakları nasıl tırmanacağınız, sizi nasıl destekleyecekleri, hangi eğitimlerden ve mentorluklardan geçeceğiniz yazıyor.

İşte o zaman bu şirkette 30 sene kalmayı göze alır mıydınız?  Haydi 30 çok oldu ama 10 sene en azından bu şirkette çalışmayı düşünür muydunuz?

Bugün hangi şirket politika olarak işe alımda çalışanların önüne 10 senelik kariyer gelişim planı sunuyor? 10 seneyi bıraktım, 1 sene bile sunabilen çok şirket yok ne yazık ki. Ama şirket olarak çalışanlarına “kendini 10 sene içinde nerede görüyorsun” diye soran bir kurumun kendi tarafında daha hazırlıklı olmasını beklemek hata olmaz sanırım!

Bir şirket çalışanlarına ilk işe giriş günü itibarıyla bir kariyer planı sunmalıdır. Bunu en başta çalışanı değil, kendi için yapmalıdır.

Peki bir çalışan olarak, siz çalıştığınız kurum içinde gidebileceğiniz en tepe noktası biliyor musunuz? Bir iK yöneticisi ya da yöneticiniz size sadece bir üst basamağı göstermeden vizyonu sizinle hiç paylaştı mı? Lider yönetimi kapsamında anlatılanların var olan yöneticilerden öteye geçtiği bir program ile gerçekten liderliğe odaklandığına inandınız mı?

Ne kadar basitmiş gibi gözükse de, aslında çok zor bir konu. Kimi şirketlerin 10 binlerce çalışanı için bire bir kariyer planlaması paylaşması imkansız gibi gözükse de ve az sayıda da olsa “insana değer” veren  şirketlerin bunu başarabileceğine inancım tam.

Reklamlar

Çalışanlarınız Hata Yapabilir mi?

Çalışanlarınızın hata yapma cesareti var mı? İşler bu kadar hızlanmışken, rekabetle farklılaşmada sınırlar iyice azalmışken çalışanlarınıza hata yapmalarına ne kadar tahammül edebiliyorsunuz?

Hem hızlı aksiyonlar bekleyip hem de çalışanlarınızdan mükemmellik beklemek ne kadar doğru? Bugünlerin sorusu bu oldu sanırım. Hata yapmadan yaşanmış bir hayat, sadece güvenli seçimlerden oluşan ortalama bir hayattır.

Hata yapma cesareti olan şirketler sanırım gelişime de bir o kadar açık oluyorlar. Ancak işler yolundayken bunu söylemek kolay. Peki gerçekten bir hata ise yapılan ve sonucunda bir maddi kayıp olursa, bütçenizde bunu telafi etmek üzere ayırdığınız bir kalem var mı? Söylemek kolay da o an geldiğinde gerçekten “olsun bir hata yapmışız, tekrar deneriz” ya da “bir sonraki için önemli dersler aldık şimdi onlara bakalım” diyebilecek misiniz?

Yoksa hep aklınızın bir ucunda bu aslında samimi bir hata değildi, çalışanların özensiz çalışmasının bir sonucu muydu diyeceksiniz? Performans yönetimine bunu nasıl entegre edeceksiniz?

Günümüz hızlı kararların, cesaretli hareketlerin devri.

Hatasız kul olmaz diyebilecek misiniz?