Neden hala devam ettiğini bilmediğimiz 10 Ofis Kuralı

Bu uygulamalara her gün maruz kalıyor ve değiştirmek için hiçbir şey yapmıyoruz. Bu noktada da Seth Godin’in “This is broken” sunumunu hatırlamadan da edemedim.

  1. Boyun bağı olmadan çıkmam abi

Kim, neden yarattı ve hayatımıza değil de işimize nasıl girdi bilmiyorum. Ancak erkeklerin  de başına bela şu kravatın resmi üniforma tanımlamasından çıkma zamanı gelmedi mi?

  1. 9 – 6 mesai süresi, gelir yeller ertesi

İlahi bir güç dediki “Ey beyaz yakalılar, siz güne 9’da başlar 6’da bitirirsiniz” ve o gün bugündür mesai saatleri bir ileri bir geri olsa da belli bir saat dilimine sıkıştı kaldı.

  1. Herkesin masası vardır, orada da çalışır.

İşe başlanıldığı gün ikameti verilen masanızdan toplantı haricinde ayrılma gafletinde bulunmayın sakın! Sonra kaybolur gider, bir daha da masanızı bulamazsınız diye korkuyorlar sanırım. Yoksa bu ısrar niye?

  1. Sana araba, servis verdik, yemek verdik; kullanacaksın

İlk işe girerken bir paket verirler sonra geri çekilir beklerler. O paket sizin işinize yarar mı, az mı çok mu? Hiç fark etmez. Beyaz yakalı olarak tek tip yaşama hoş geldiniz. Size özel öyle ayarlamalar falan olmaz.

  1. İznin o kadar, tamam mı!

Bir İK’cı bir İK’cıya demişki o izin 14 iş günü; o gün bugündür değiştirememişler. İşin yapısı, dönemi, şekli hiç önemli değil. O sene sizin için özel bir gün, dönüm de olabilir. Ama siz izinlerinizi o kadar kullanabilirsiniz. Parasını verip alayım, o da yok!

  1. O senin işin değil karışma

Eğer o fonksiyonun bir parçası değilsen, onun işi ile ilgili istersen milyon dolarlık fikrin olsun ya da hayati bir hatadan dönüş anın; üzgünüm ama senin işin değil! Karışamazsın.

  1. Sosyal medya mı haşa!

Şirketler sosyal medyayı kullanıma açtı da hangimiz Ctrl+Tab ile yöneticimiz gelirken o sayfaları ışık hızında değiştirmiyoruz? Kullanıyoruz da içimiz rahat mı?

  1. Değerler dediğin duvarda yazar, kalpte değil

Hangi şirketin yok ki hız, inovasyon, takım çalışması ve müşteri memnuniyeti odaklı birkaç değeri. Orada yazar öyle; Star Wars kredisi gibi akar arada toplantılarda. Olsun da dursun hesabı; bozmayın.

  1. Masana öyle herşeyi koyamazsın

Çok karşılaşılmıyor desek de ne yazık ki var. Masanıza öyle kocanızla fotoğrafınızı, sevdiğiniz çiçeği, kimi zaman kendi kalemliğinizi gelip bırakamazsınız. Masa dediğin masadır, masa kalmalıdır.

  1. Saç dediğin pembe olmaz, sakal dediği uzun kalmaz

Hiç mor saçlı bir finansçı gördünüz mü ya da heavy metal tabir edilen sakallı bir CEO. Türkiye’de alışkın olmadığımız gibi birçok yönetici fark etmeden insanların dış görünüşe o kadar müdahale etmeye başladı ki artık “mobbing” denilebilir düzeyde.

Burada da yazılmış birkaç farklı şekilden uygulama var: http://www.entrepreneur.com/article/249209

Daha onlarca var; bunlar hızlıca benim aklıma gelenler. Siz de hatırlatın başka neler var?

Reklamlar