Bana Steve Jobs ol diyor, sonra da kızıyor!

Kurumlar yurtdışında gördüğümüz “guruların” hastası. Her gelen konuşmacının, bin kere de gelse, mutlaka tonla para ile konferanslarına katılan beyaz yakalı yöneticilerle dolu.

Fi tarihinde Haluk Sicimoğlu’nun bir sözünü duymuştum bu konferanslardan birinde. O kadar dinliyorsunuz ama duyduklarını uygulamıyorsunuz diyordu kısaca.

Birçok direktör ekibindeki koltuklarını bu gurularla doldurmak istiyor.  Ancak bu guruların beraberinde getirdiği bagajlarını görmezden geliyorlar. En önemlisi de “karakterlerini”.

Bana “Steve Jobs ol” diyorlar. Ancak Steve Jobs’ı Steve Jobs yapan karakter özelliklerinden birine bile sahip olmamıza  tahammülleri yok.

Herkesin inanmak isteğine karşın Steve Jobs gayet huysuz ve kaba bir adamdı. Asansör yolculuklarında ayak üstü sınavları ve tek şansla adam kovmalarıyla ünlüydü. Çünkü ona göre Apple A+ insanların mekanıydı ve her defasında %100’ünü veremeyenlere yer yoktu bu kurumda. Ayrıca asla varolanla yetinmedi, hep sınırları aşmak istedi. Kuralları tanımadı.

Mükemmelliyetçilik anlayışı bu seviyede olan bir adamın kendi ekibinizde çalıştığını bir hayal edin. Bu çerçevedeki davranışları, konuşmaları, emailleri…

Şimdi de bu adamın performans görüşmesini hayal edelim.

  • Steve, ekip çalışmasına daha yatkın olman gerek, empati kurmak konusunda daha çok çalışmalısın, şirket önceliklerini daha iyi anlamalı ve strateji içerisinde hareket etmelisin.

Şimdi içimizdeki Steve’leri nasıl yok ettiğimizi daha iyi anladık sanırım. O yüzden bir sonraki performans görüşmenizde sizi eleştirenleri bir de bu bakış açısıyla ikna etmeye çalışsın.

Bakalım ne diyecekler?

constructs-quotes-6

Reklamlar