Herşey Paraysa Birşey Yanlış


Eğer bütün gün şirket içinde çalışanlarınızın bir ve tek motivasyon aracı olarak para gösteriliyorsa “kurum iletişiminde” bir değil birçok şeyi yanlış yapıyorsunuz demektir.

İngilizce’de “engagement” olarak geçen bu sihirli sözcük tam Türkçe’de karşılığını bulamadığı gibi Türkiye’deki şirketlerde de değerini bulamadı.

“Employee Engagement” çalışanların şirketle olan ilişki biçimini tanımlayan bir endikatör. Çalışanlar ne kadar şirkete güveniyor, çalıştığı işle ne kadar gurur duyuyor ve kendi değerleriyle şirket değerlerini ne kadar örtüştürüyor gibi soruların yanıtlarından alınan bir skor, ortalama.

Eğer sizin şirketinizde ilk senaryodaki gibi bir ortam varsa demek ki “engagement” skorunuz alarm veriyor. Çünkü çalışanlarınız, maaştan öte şirketin sunduğu başka hiçbir değeri görmüyor demektir.

Peki bu nasıl düzelir?

Engagement skorlarının yukarı çıkması zor ve uzun bir süreç. Çünkü en başta insanların size güvenmesi ve söylediklerinizi samimi bulması gerekiyor. Engagement’ın 1 numaralı koşulu budur. En zor sağlanan endikatör bu madde olduğu için aslında bunu aştığınız anda skorlarınızın onar onar çıkması bile mümkün. Ama bu söylenildiğinden daha zor bir görev. İsterseniz CEO olun, ister takım yöneticisi; insanlara kriz dönemlerinde güven ve samimiyetle mesajlarınızı iletmek, bu satırlara yazmak kadar kolay olmuyor.

Peki başka ne gerek?

1. Açık olmanız beklenir. Belki Türkiye iş dünyası için en zor olan kelimeyi de telafuz etmek gerekiyor zaman zaman; “bilmiyorum”. Gerçekten bazı soruların cevaplarını bilmiyorsanız, bunu söylemekten de çekinmeyin. Biliyorsanız, söylemekten çekinmeyin. Zaten kahve molalarında sizin bildikleriniz hakkında çalışanlarınız en baba Türk filmine taş çıkartacak senaryoları yazıyor. Mesajınızı siz yönetmezseniz, o zaten kendine bir yol buluyor; hem de kendi istediği senaryoyla.

2. Güven ve destek duygusu. Güven duygusu samimiyetle beraber gelecektir; ama aynı zamanda çalışanlarınız zor zamanlarda onlardan yana kararlar alınacağını da bilmek ister.

3. İletişim halinde olmak gerek. Herşey günlük gülistanlıkken eminim yemekhanede bile üst düzey yöneticileri görmek güzel oluyor. Ama stratejilerde işler beklenildiği gibi gitmediğinde, ani bir kriz anında herkes sanki başka bir merkezde çalışıyor gibi gözden kaybolur. İletişimde süreklilik “merhaba” ile başlar ama diyalog gerektirir.

Bu 3 maddeyi yerine getirdikten sonra çalışanlarınızla artık sağlıklı iletişim kurabileceğiniz bir platform oluşturdunuz demektir. Ama üzgünüm, daha işiniz yeni başlıyor.

Bu platform üzerinden artık çalışanlarınıza şirketin vizyonunu, yıllık iş hedeflerini anlatmaya başlamalı ama orada bırakmamalısınız. Kendilerinin birey olarak nasıl bu hedeflere katkıda bulunduklarını anlatmalı, onları inandırmalısınız. Çalışanlarınıza ilham vermeli, çalıştıkları yerle gurur duymalarını sağlamalısınız.

Eğer çalışanlarınız için bu iş ortamını sağlayabilirsiniz, o zaman inanın “para herşey demek olmayacak.”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s